Zeytin meyvesi ve bu meyveden elde edilen zeytinyağı, yüzyıllar boyunca insanlar için bir besin kaynağı olmuştur.
HASAT
Hasat Zamanı:
Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için
farklı olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat
edilir. Zeytinin
olgunlaşma devresi menekşe rengi lekelerin görülmesinden, kabuk ve etin son
renklenme zamanına kadar süren devredir. Bu süre zeytin çeşidine ve yetiştirme
tekniklerine ve yerin coğrafî konumuna göre değişmektedir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü
dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi
alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur. Yağlık zeytinler
olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca
ayrılır.
Zeytinlerin yağ veriminin en fazla olduğu fizyolojik olgunlaşma dönemi ile en iyi kalite ve duyusal özellikte yağ oluştuğu dönem, aynı döneme rastlamaz. Bu nedenle “naturel” sızma zeytinyağı elde edilmesinde ideal hasat zamanı erken olgunlaşma devresidir. Diğer önemli bir nokta da toplanan zeytinlerin aynı gün sağlıklı bir şekilde fabrikaya getirilip işlenmesidir.
Hasat Şekilleri:
Elle sıyırma:
En iyi toplama şeklidir. Bu yöntemde merdiven kullanılabilecek ve dallar
arasında çalışabilecek yetenekli işçilere gereksinim vardır. Özellikle iyi
budanmış, küçük ve orta boylu ağaçlarda ve salamuralık çeşitlerde uygulanır.
Çırpma (Sırıklama):Pratik ve ucuz olduğundan hasat genellikle sırıkla yapılmaktadır.
Meyve dallan çırpılarak meyveler düşürülür. Sırıkla hasat filiz kırılmalarına
yol açtığı için periyodisiteyi şiddetlendirir. Ayrıca dal ve sürgün
yaralanmaları hastalık ve zararlıların yayılmasını kolaylaştırır.
Silkeleme (Sarma): Olgunlaşmış zeytinlerin bir dış etkenin yaptığı sarsma ile düşürülmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Uçlarında bir kanca bulunan uzun sırıklar kullanılır.
Makine ile Hasat: Son zamanlarda hasadın makine ile yapılması çalışmaları hızlanmış, ancak bizde henüz pratiğe intikal etmemiştir.
Zeytinyağı; zeytin meyvesinin mekanik yollarla işlenmesiyle elde edilen, bitkisel yağlar içerisinde fiziksel yöntemlerle doğal olarak üretilip tüketilebilen tek yağdır. Gerek hammaddesinin üretimi sırasında fazlaca el emeğine ihtiyaç göstermesi, gerekse daneden elde ediliş safhasında diğer tohum yağlarına kıyasla ayrıcalıklı bir teknoloji gerektirmesi ve beslenme yönünden gösterdiği üstün vasıflara bağlı olarak doğal halde tüketilebilmesi, bir meyve suyu olması nedeniyle, daima diğer bitkisel sıvı yağlara kıyasla daha yüksek bir ekonomik değer bulmuştur.
Zeytinyağı üretiminde klasik sistemler (pres) ve modern sistemler (santrifüj) olmak üzere iki farklı yöntem kullanılmaktadır. Presler kendi içerisinde hidrolik ve süper pres olarak ikiye ayrılırken, kontinü sistemlerde iki ve üç fazlı sistemler olarak ikiye ayrılmaktadır.
Klasik sistemlerden kontinü sistemlere geçişte; zeytin işleme maliyetlerinin özellikle de iş gücü maliyetinin düşürülmesi ve zeytinin bahçede/depolarda bekleme süresini azaltmak, bunun için de yüksek kapasiteye sahip dekantörleri kullanarak, zeytinyağı kalitesini iyileştirmek asıl hedef olmuştur.
Zeytin işleme
teknolojisinin prensibi; temel olarak mezokarp hücrelerde oluşan yağı açığa
çıkarmak ve bu yağı zeytinin diğer bileşenlerinden ayırmaktır. Zeytin
meyvesinin yaklaşık % 40-55 zeytin özsuyu, % 18-32’si yağ, % 14-22’si
çekirdektir.
Zeytin daneleri, yağ randımanı ve kalitesi açısından optimum olgunluğa geldiği
zaman, -ki genelde bu zaman olgunlaşma indeksinin 3-3.5 olduğu zamandır- hasat
edilerek bekletmeksizin zeytin sıkma tesislerine getirilerek oksidatif ve
mikrobiyal bozunmaya yola açmayacak şekilde bir an önce işlenmesi
gerekmektedir.
Zeytinin yağa işlenmesindeki iş akışı aşağıdaki gibidir.
• Zeytinlerin kabulü
• Yaprak ayırma ve yıkama
• Kırma
• Yoğurma (malaksör)
• Katı/sıvı faz ayrımı (pres / dekantör)
• Sıvı/sıvı faz ayrımı (dekantasyon / separatör)
İşletmeye gelen ve kabulu
yapılan zeytinlerin, işlenmeden önce taş, toprak ve yabancı maddelerden
arındırılması ve mutlaka yıkanması gerekmektedir. Yabancı maddeler yağın
kalitesini düşürdüğü gibi, tat ve koku gibi duyusal özellikler üzerinde de
olumsuz etki yaratmaktadır.
Yabancı maddelerden arındırılan ve yıkanan zeytinler, hücrelerinde bulunan yağ
damlacıklarının açığa çıkarılması için kırma ve ezme işlemine tabi tutulurlar.
Bunun için taş veya metal değirmenler (kırıcılar) kullanılmaktadır. Klasik
sistemlerde genelde taş değirmenler, kullanılırken, kontinü sistemlerde metal
değirmenler/kırıcılar tercih edilmektedir. Metal kırıcılar, yüksek kapasitesi,
az yer kaplaması, kullanım kolaylığı, ekonomik olması gibi avantajlarının
yanında, yüksek hızdan dolayı emülsiyon oluşma riski, metal parçaların aşınma
riski ve hücrelerin taş değirmenlerdeki gibi tam olarak parçalanmamasından
dolayı, hamurun yoğrulma / malaksör süresinin daha uzun olması gibi
dezavantajlara sahiptir.
Zeytin ezildikten sonra
özellikle metal değirmenler kullanıldığında, yoğrulması gerekir. Bu işlem daha
sonra katı/sıvı fazların ayrılması için hamurun hazırlanmasında, önemli bir
aşamadır. Yoğurma işlemi sırasında dikkat edilmesi gereken iki önemli
parametre, yoğurma süresi ve hamur sıcaklığıdır. Kalite ve randıman açısından
optimum yoğurma süresinin 75-90 dakika ve hamur sıcaklığın da maksimum 30 0C
olması gerekmektedir.
Yoğurma işlemi tamamlanan zeytin hamurunun bünyesinde bulunan yağ fazının ayrılması
için presler veya dekantör denilen makineler kullanılmaktadır. Kontinü
sistemlerde kullanılan dekantörler iki veya üç çıkışlı olabilmektedir. Yağ,
karasu ve pirina çıkan sistemler “üç fazlı olarak adlandırılırken, sadece yağ
ve pirina çıkan sistemler de “iki fazlı” olarak adlandırılmaktadır.
Ayrıca zeytinyağı
üretiminde perkolasyon (seçici filtrasyon) sistemi de kullanılmakta olup, bu
sistemde zeytinden yağ elde edilmesi, yağın ve karasuyun çelik bıçaklara göre
farklı yüzey gerilimine sahip olması prensibine dayanmaktadır. Perkolasyon
yöntemiyle yağ elde edildikten sonra kalan kısım tekrar pres veya
dekantörlerden geçirilir. Çünkü bu yöntemle zeytin hamuru içerisindeki yağın
sadece % 30’u alınabilmektedir.
Katı/sıvı faz ayrımından sonra, elde edilen yağ bünyesinde bir miktar karasu
bulundurduğu için, sıvı/sıvı faz ayrımı için separatörlerden geçirilerek,
içerisinde bulunan karasu ve yabancı maddelerden arındırılarak, daha temiz bir
yağ elde edilerek depolara gönderilir.



.jpg)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder