Zeytin ağacına ilişkin mevcut
en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan
arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı
fosilleridir. Kuzey Afrika’daki Sahra bölgesinde
gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12.000'e ait zeytin ağacı
bulgularına rastlandı. İlk zeytin hasadının ne zaman ve hangi uygarlık
tarafından yapıldığıysa bilinmemektedir.
Tarih, zeytinyağı üretimine ilişkin en belirgin izlerin Akdeniz’in tam ortasındaki Girit Medeniyeti’ne, M.Ö. 4500 yıllarına dek uzandığını göstermektedir.
Zeytinyağı kültürünün Akdeniz’deki diğer kavimlere yayılmasında en önemli rolü Giritliler oynamıştır; hem de yaklaşık 3000 yıl boyunca. Güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler'in gerçekleştirdiği zeytinyağı ticaretinin günümüzdeki en canlı tanıkları, Knossos ve Faistos saraylarının yıkıntıları arasında bulunan 2 metrelik zeytinyağı küpleridir. “Pithoi” denilen bu dev küplerle beraber bulunan tabletlerde ise o günkü zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair bilgiler yer almaktadır.
Aslında zeytinyağı kültüründe Anadolu, coğrafya olarak hep vardır; ama ön planda görünen Ege’nin karşı yakasıdır. Bunun sebebi, Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü zeytinyağı kültürünün merkezine sürekli olarak Antik Yunan'ın yerleştirilmesidir. Helen Medeniyeti’nin sadece Ege’nin karşı kıyısını değil Anadolu coğrafyasını da kapsadığı unutulur. Milet’in, Efes’in, Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un Anadolu’da olduğu ihmal edilir.
Zeytin ağacı (Olea europea)
narin bir ağaçtır. Ağır ve zahmetli büyümesine karşın oldukça uzun ömürlüdür. Bir
zeytin ağacının ortalama ömrü 300-400 yıldır, ancak 3 bin yaşında zeytin
ağaçlarına da rastlanmıştır. Bu nedenle zeytin ağacının adı mitoloji ve
botanikte “ölümsüz ağaç”tır.
Derinlere uzayan kökleri
sayesinde kalkerli, çakıllı, taşlı ve kurak topraklarda yetiştirilmeye
elverişli olan zeytin ağacı için en verimli ortam yazları sıcak, kışları ise
ılıman geçen iklimlerdir. Çünkü zeytin ağacı ışığı, güneşi ve 15° C üstündeki
sıcaklığı sever. Yıllık ortalama
Zeytin hasatında toplama
şekilleri binlerce yıldan bu yana neredeyse hiç değişmemiş, asırlar boyunca
elle toplama ya da silkme yöntemi kullanılmıştır. Bir de, yere düşmüş zeytin
meyvelerini toplama yöntemi vardır. Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında
yapılır.
Ancak genel yöntem silkmedir.
Elle toplamada, sağma veya taraklama yöntemi, yerden toplamada ise merdane veya
fırça kullanılır. Günümüzde zeytin hasadında makineden de (sarsma ve yerdeki
meyveleri emici ekipmanlarla toplama) yararlanılmaktadır. Uygulamada en fazla
emek gerektiren yöntem, elle toplamadır. Saatte en fazla 9-
Zeytinyağı kültüründe, binlerce
yıldan bu yana değişmeyen başka bir gelenek de zeytinden yağ çıkarma
yöntemidir. Bunun nedeni zeytinyağının, zeytinlerin soğuk presten
geçirilmesiyle elde edilmesi ve hiçbir kimyasal işleme gerek duymadan
yenilebilmesidir. İşte bu yüzden, bugün hâlâ Ortadoğu’da rastlanan zeytin
üretme yöntemiyle, yaklaşık 6 bin yıl önceki zeytinyağı elde etme yöntemi
arasında hiç fark yoktur: Zeytinler ezilerek hamur haline getirilir. Daha sonra
bu hamur sıkılır veya presten geçirilir. En sonunda ise yağ, zeytin meyvesinin
suyundan (karasu) ayrıştırılır. 19. yüzyılın başında ise teknolojinin
gelişmesiyle hidrolik pres makinelerine geçildi. Bugün hidrolik pres
makinelerinin yanı sıra, zeytin hamuruna hiç pres uygulamadan merkezkaç
kuvvetiyle zeytinyağı elde etmeyi sağlayan makineler de kullanılıyor. Bunların
içinde de en yaygını “kontinü sistemi”.
Kontinü sisteme, tam otomatik
sistem denir. Önce zeytinler türlerine göre ayrılır. Huni adlı çukura dökülen
zeytinler makine sistemiyle yapraklardan temizlenir ve kırıcıda ezilip kırılır
(makine, üçbin devirle çekirdeği unufak eder). Buradan çıkan hamur, karıştırma
yoğurmadan sonra su verilir, posa ve şırası ayrıştırılır. Şıradan da yağ ve
karasu ayrıştırılıp, yağ filtre tankına alınır, son tortuları ayıklanıp
dinlenme tankına bırakılır. Buradan doğal yağ güğümlere, teneke ve şişelere
doldurulur. Yağdan geriye kalan prina tekrar öğütülüp sabun yapmada kullanılır.
Prina posasına pelet denir ve yakacak, yakıt olarak kullanılır.
Kaliteli zeytinyağı elde etmek
için: Zeytinlerin, hasattan sonra mümkün olan en kısa süre içinde işlenmesi
gerekir. Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının
kalitesinin düşmesine yol açar. Ancak, zeytinin “bol” olduğu dönemlerde,
bekletilme mecburiyeti de doğabilir. Bu durumda işlemeden bekletilen zeytinler,
genellikle 20-30 santim yüksekliğindeki yığınlar şeklinde, iyi havalandırılmış
ve serin depolarda saklanır. Doğal zeytinyağı kaliteli olması için şu
işlemlerden geçirilir: Zeytin zamanında toplanır, fazla bekletilmeden yağhanede
iyice temizlenir, en uygun kaplarda dinlendirilir, serin ve karanlıkta korunur.
Büyük firmalar TARİŞ, Kırlangıç, Komili, Kristal'dir.
TSE'ye göre 4 çeşit kalite zeytinyağı vardır: Sızma (kusursuz), doğal (hafif
kusurlu), doğal birinci (hafif kusurlu), lampant (kusurlu). Zeytinyağında renk,
koku, tat değerlendirmesi yapan uzmanlar vardır. Uzmanlar yağın organoleptikini
şu parametrelere göre belirler: taze, yakıcı, acı, meyvamsı, tatlı, kekremsi
veya küflü, rutubetli, sirkemsi, ekşi, çamurlu, metalik, yanık, karasu, tuzlu,
minder, kurtlu, salatalık.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder