İNSANLIĞIN BULDUĞU EN DOĞAL YAŞAM ZENGİNLİĞİ
Nedir bu ZEYTİN dediğimiz şey?
Her şey, kendime bu soruyu sormamla başladı.
Zeytin; sabah kahvaltımızda yediğimiz siyah ya da yeşil bir kahvaltılıktı sadece. Bir de soğuk, serin serin yediğimiz zeytinyağlı yemekler vardı. Bazen sevdiğim, bazen sevmediğim yemekler…
15 yaşımda ailece İzmir’e yerleştik. Zaman içinde büyüdükçe, çevremde zeytin ile başlayan tüm söylemleri daha dikkatli dinlemeye başladım.
İş hayatına atılıp kendi ailemi kurduğumda ise duyduklarımın, zeytinin lezzetinden çok bir yarışa, bir çekişmeye ve bir pazarlama alanına dönüştüğünü fark ettim. Birçok insanın kendi zeytinlerinin ya da zeytinyağlarının daha iyi olduğunu savunduğunu, diğerlerini ise küçümsediğini görmeye başladım.
“Kendi malını övmek normaldir,” diye düşündüm. Ama bazen ölçü gerçekten kaçıyordu.
Ailecek zeytinyağlı yemekler yer, salatalarımıza zeytinyağı koyardık. Fakat bazı sohbetlerde yemeklerin lezzeti tamamen kullanılan zeytinyağına bağlanıyor; övgüler, güzellemeler sohbetlerin ana konusu haline geliyordu.
Bu dönemde merakımı gidermek için kendi çapımda bir araştırma yapmaya karar verdim.
Bu blogda, bu araştırmalarım sonucunda edinebildiğim bilgileri paylaşıyorum.
Aslında amacım bir belgesel film yapmaktı. Ancak konuya girdikçe dallanıp budaklanan alanları toparlamak,, zaman, maddi imkânsızlıklar ve araya giren yoğun iş hayatı nedeniyle mümkün olmadı ve bu çalışmaya ara vermek zorunda kaldım.
Bu blogu 2008 yılında açmıştım. Edindiğim bilgileri burada yayınlayarak, kendimce yaptığım bu çalışmanın bilgi ve görüşlerini paylaşmak istedim.
Blogumun amacı budur.
Zeytin (Olea europaea), zeytingiller
(Oleaceae) familyasından meyvesi yenen Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türü.
Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır. Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.
Mızraksı, çok
kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit,
tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20-
Baharın
sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük
beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri
vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve
önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin
içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden
elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda
ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı
son derece dayanıklıdır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder